Röportaj : Müge Sarper Kahveci

Dünyayı kasıp kavuran bilgisayar oyunlarının rekabetçi ortama aktarıldığı , yüz binlerin ekran başında soluksuz izlediği , kimilerine göre çağın yeni çılgınlığı , kimilerine göre asosyal gençlerin gereksiz uğraşı , bizlere göre ise tutkunun elektronik hali onun adı Espor. Peki ya bu Espor nasıl oldu da bu kadar popüler hale geldi , gelecek için bir meslek kapısı mı yoksa geçici bir heves mi ?

Tüm bunların cevabı için  Türkiye’nin ilk Espor Bilimcisi Kocaeli Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Akademisyenlerinden Müge SARPER KAHVECİ ile sizler için mini bir röportaj gerçekleştirdik.

SORU:Müge öncelikle aramıza hoşgeldin diyerek başmak istiyorum. Kocaeli ,Sakarya Üniversitesi birincilikleri, Harvard Üniversitesinde bitirme tezi derken en son gelen Kocaeli Üniversitesi Akademisyenliği, akademisyen Müge Sarper Kahveci TOA ile nasıl tanıştı ve nasıl birlikte çalışmaya karar verdi ?

CEVAP:Herkese merhabalar sanırım kendime çok hoş ve sıcak bir ortam buldum. 🙂 TOA ile yöneticiniz Ahmet bey sayesinde tanıştım. Bizim Ahmet beyle uzun yıllara dayanan bir tanışıklığımız var. Bu yüzden birbirimizi sosyal medya hesaplarımızdan takip ediyorduk. Son yıllarda da onun hayatında e-spor’un önemli bir yeri var. Başlarda sık sık e-spor ve Toa’yla ilgili paylaşımlarını görüyordum. O dönemde ben sadece küçüklüğünde Half-Life, Crysis ve Counter Strike’ı eğlence için oynamış biri olarak, “e-sporla ilgili ne biliyorsam Ahmet öğretti” desem sanırım yanlış olmaz. Ülkemizin spor bilimleri alanında yetişen genç bilim insanlarından biri olarak “Madem içinde spor geçiyor. O zaman bunu bilimsel olarak inceleyebilirim” dedim. Sonra bitmek bilmeyen merak dolu sorularım başladı. Öğrenmeye başladıkça kafamda yeni bilimsel araştırmalar da şekillenir oldu. Ahmet beye kafamda canlanan birçok çalışmayı anlattım. Saatlerce hatta günlerce yapılabilirlikleri üzerinde konuştuk. Bu arada hayatım boyunca tüm bilimsel çalışmalarımı en başarılı sporcu grupları üzerinde ve daha önce yapılmamış konuları inceleyerek, Türkiye’deki ilklere imza atmış biriyim. E-spor zaten yeni bir branştı ve TOA E-sport Club’ın Türkiye’deki sıralamasına baktığımda ise bu iş için biçilmiş kaftan olduğu kolaylıkla görünüyordu. Sonra hayalimdeki çalışmaları onun takımında uygulayıp uygulayamayacağımı sordum. O da sağ olsun kırmadı “tabi ki olur” dedi. İşte bu alandaki ilk çalışmam böyle start aldı.

SORU:Türkiye’nin ilk espor bilimcisi olarak bize bu kavramı biraz anlatır mısın ?

CEVAP:Aslında şuan Türkiye’de Spor Bilimleri çatısı altında böyle bir alan mevcut değil. Benim de asıl teorik alanım Spor Fizyolojisi. Ancak bu alandaki ilk çalışmayı yapan akademisyen olarak sanırım uygun bir sıfat oluyor. Yani bu unvanı bana siz verdiniz. 🙂

SORU:TOA’da aktif olarak görev alacağınız bilgisi bize verildi. Buna göre oyuncularımız ile ne tarz bir çalışma başlatacağınızı öğrenebilir miyiz ?

CEVAP:Öncelikle her kulüpte çalışırken yaptığım şeyleri yaparak başlayacağım. İlk iş “tüm sporcuları ayrıntılı biçimde tanımak” ve onlarla ilgili benim haricimde sadece Ahmet beyin erişebileceği kişisel dosyalar oluşturmak. Sonrasında ise yıllar süren sportif eğitimlerimi ve tecrübelerimi sporcularımızın şampiyonluk yolunda gerekli her ne varsa en iyi şekilde bu alana uyarlayıp kullanmak olacak. Bir defa her şeyleri tarafımdan takip edilecek. Turnuva öncesi yedikleri, içtikleri, uykuları, duygu durumları, kaygıları vb. pek çok özellikleri. Diğer genel turnuva hazırlık dönemlerinde ise yapılacak psikolojik ve fizyolojik testlerle sporcular üzerinde uygulanan tekniklerin doğru ilerlemelere sebep olabildiğini bilimsel verilerle ortaya koyarak kulübümüzün turnuvalarda en iyi performansı ortaya koyabilmesi için uykusuz kalacağım.

SORU:Bildiğimiz kadarı ile aynı zamanda Badminton ve Voleybol dalında antrenörlük yapıyorsun. Bunların yanısıra şimdi bir de e-spor ? Spor ve elektronik sporları birlikte yürütmek sizin için zor olmayacak mı ?

CEVAP:Evet sizin haricinizde aktif ilgilendiğim 2 takımım daha var. Ayrıca yazılması gereken doktora ödevlerim ve yeni akademik makalelerim var. Ancak benim yaşam felsefeme göre zor diye bir şey yok. Sadece çok istemek ve başarmak var. O yüzden yorucu olacak ama asla zor olmayacak.

SORU:Haziran ayında TOA Esports ile birlikte ortak çalıştığınız bir proje vardı. İnsanların bu sunumu hazırlarken sana karşı olan tepkileri nasıldı? Sunum bildiğimiz kadarı ile İstanbul Üniversitesinde gerçekleşmişti. Üniversite gençliği ve yöneticilerinin espora bakış açıları hakkında bizlere neler söyleyebilirsiniz ?

CEVAP:Ben bu makaleyi hazırlarken bunu sunum aşamasına kadar gizli tutmak zorundaydım. Çünkü her ne kadar akademik ortam da olsa, fikirlerimizi kanıtlayana ve yayın aşamasına gelene kadar fikrin bize ait olduğu belgelenemiyor. O yüzden yayın aşamasına kadar uyguladığımız kitle haricinde bir yorum alamadım. Ancak sunum günü geldiğinde salonun ve hocaların tepkisini bende çok merak ediyordum. Evet sunum İstanbul Üniversitesinde gerçekleşti ve salonun ilgisi büyüktü. Ancak salonda sadece akademik alandaki kıymetli hocalarımız ve akademik alanda çalışmalar yapan öğrenciler bulunuyordu. İstanbul Üniversitesinden kimse salonda yoktu. Şunu söylemem gerekirse en çok Gazi Üniversitesi ve Sakarya Üniversitesinin ilgisi hakimdi. Espora bakış açısı henüz ne olduğu ayrıntılı olarak bilinmediğinden oturmuş değil. Olumlu da olumsuz da yorumlar var ama olumlu yorumların daha fazla olduğu rahatlıkla söyleyebilirim. Özet olarak bu branşla ilgili daha fazla çalışmanın yapılması gerektiği salonun ortak fikriydi. Bende gerekli notlarımı alarak yeni çalışmalarımın alt yapısını oluşturmaya başladım bile.

SORU:Şimdi TOA E-sports bünyesinde spor bilimci olarak çalışmalarınızı sürdüreceksiniz ve bu Türkiye’de daha önce yapılmamış birşey. İnsanların ve benimde merak ettiğim en önemli konulardan biri , futbol , voleybol , basketbol vb. sporlarda oyuncuların beslenme ve uyku düzeni , mental yorgunluk , fiziksel gelişim gibi konularda bir çok çalışma , teknik bulunmakta ama espor çok ayrı bir dal ve siz uzmanlığınızı bu konuda ilerletiyorsunuz. İnsanların gözündeki “bilgisayar başında oyun işte” ön yargısını göze alırsak , bir spor bilimcinin oyuncuya ve takıma katabileceği pozitif şeyler nelerdir ?

CEVAP:Benim asıl uzmanlık alanım spor fizyolojisi ve e-sporun tanımını yapmak için ihtiyacımız olan alan da bu. İlerleyen zamanlarda üniversitemiz bünyesine bütçe planlamasıyla satın alınmasını beklediğim aletle ölçümlerimi tamamladığımda e-spor branşı için ön yargıları yıkmak adına büyük adımlar atacağız. Ancak şuan için konuşmam beni de çalışmayı da sıkıntıya sokar. Diğer bir konu ise hangi branşla uğraşılırsa uğraşılsın temeli insan. İnsan bedeninin ve psikolojisinin belli kaideleri ve sistematiği var. O yüzden bunca yıllık eğitimlerimi uygulayacağım ham madde aynı sadece minik uyarlamalar gerekecek. Uyarlama aşamasını dikkatli geçirdikten sonra inşallah pozitif sonuçlar da sırasıyla gelmeye başlayacak.

SORU:Spor ve e-spor iki farklı dal olarak gözükseler de rekabet ve sporcuların psikolojisi insan temelli yapılar. Sizce spor dalları ile esporun birbirine yakın ve uzak tarafları nelerdir ?
Bizlere ve sporcularımıza birçok pozitif değer katacağınıza inancımız sonsuz ve sizlere alanınızda başarılar diliyoruz. Son olarak bir akademisyen olarak , spor ile ilgilenen TOA espor taraftarlarına neler söylemek istersin ?

CEVAP:Rekabet hissi birebir aynı sadece harcanılan efor bakımından diğer spor branşlarından ayrılıyor. Olimpik branşlar haricinde, spor statüsü kazanan bazı branşlara göre, spor olmayı daha fazla hak ettiği söylenebilir. Taraftara söylemek istediğim tek cümle “Başarılı yarınları hep birlikte inşa edeceğiz içleri rahat olsun”

 

Leave a Reply